Ara
  • Mind Lab Türkiye

Hangi Yaşta Ne Kadar Teknoloji?

Çocuklar artık teknolojik dünyanın içine doğuyor. Sosyalleşmeleri de ders çalışmaları da bilgisayar, tablet ve telefonlar aracılığıyla oluyor. Peki onların gerçek hayat ile dijital dünya arasındaki dengeyi sağlıklı bir şekilde kurması için anne babalara ve öğretmenlere ne gibi görevler düşüyor?

Teknoloji İle Savaşmayın, “O”nu Yönetin!

Çocuklar dünyaya geldiklerinde anne babalarından sonra gördükleri ilk şey belki de cep telefonları oluyor. Bu tanışıklığı biz başlatıyoruz. Çekilen fotoğraflar, videolar sosyal ağlarla hemen uzaktaki yakınlara ulaştırılıyor. Çocuğumuzla teknolojik dünya arasındaki bu kaçınılmaz tanışıklık zaman içerisinde bizi endişelendiren bir boyut kazanmaya başlıyor. Oysa ki teknolojiyi “zararlı bir düşman” olarak görmek yerine “yönetilebilir bir yardımcı” gibi konumlandırmak ve bu bakış açısıyla önlemler almak çok daha gerçekçi bir yaklaşım. Daha ilk günden itibaren dijital dünyanın içine doğan çocukların gerçek hayat ile bağlarının sağlıklı kurulabilmesi için özenli bir denge gerekiyor. Çocuklar sadece sosyal açıdan değil, ödev ve ders çalışma gibi akademik nedenlerle de dijital cihazların doğru kullanımı konusunda rehberliğe ihtiyaç duyuyorlar. Peki çocukların daha sağlıklı bir teknolojik geleceğe hazırlanması için anne babalara ve öğretmenlere ne gibi görevler düşüyor? Çocuklar hangi yaşta, ne kadar teknoloji ile iç içe olmalı? Gelin bu soruların peşine düşelim.


2-5 Yaş Dönemi

Okul öncesi bu dönemde çocuklar çoktan tabletler ve cep telefonları ile tanışmış oluyor. Ancak uzmanlar, çocukların “rahat” durması için ellerine tutuşturulan tablet ve telefonların onların gelişimine zarar verdiği uyarısında bulunuyor. Anne babalar için rahatlatıcı bir çözüm gibi görünen “çocuğun eline cep telefonu ya da ipad vermek” yöntemini bir kar topu gibi düşünebilirsiniz. Bugün düşünmeden attığınız bu kar topunun yarın size kocaman bir çığ olarak geri döneceğinden emin olabilirsiniz. Ne yazık ki bu çığın içinde dikkat bozukluğu, odaklanama, asosyal olmak gibi pek çok ciddi problem yer alacak. Bu yüzden en başında bazı sınırlar konulmaya başlanması gerekiyor. Saat sınırlaması, bir aktivite sırasında kullanılmaması, oyun ortamı var ise diğerinin tercih edilmesinin önlenmesi, yemeğin ancak bir şey izleyerek yenebileceği algısının yaratılmaması çok önemli. Cep telefonlarının çocukların alamayacağı bir yerde tutulması ve şifresinin öğretilmemesi de diğer öneriler. Çocuğunuzun izlediği film ve videoların içerikleri hakkında bilgi sahibi olun. Gelişim çağına uygun olup olmadığını kontrol edin. Okullarda izletilen çizgi filmlerde de öğretmenlerin dikkatli olması önemli.

Teknoloji kurallarınızı büyükanne, büyükbaba ya da bakıcınızla da paylaşarak onların da bu konuda özenli olmasını isteyin. Açık havadaki ücretsiz internet ağlarında güvenli internet filtresi bulunmayabiliyor. O nedenle çocuğunuz, elindeki tablete düşen uygunsuz bir içerikle karşılaşabilir.


5-9 Yaş Dönemi

Çocuğunuz artık kendini ifade ediyor, tercihleri var, ısrar ediyor, başka arkadaşlarında gördüğü bazı alışkanlıkları edinmek istiyor ve evet sizinle tartışıyor. Siz ne kadar kararlı ve net olursanız, çocuğunuz da o kadar kolay ikna olacaktır. Ancak artık onun da bir birey olduğunu kabul etmeli ve ona kararlarınızın gerekçelerini açıklamalısınız. Emin olun sizi düşündüğünüzden daha iyi anlayacak ve iş birliği yapacaktır. Bu iş birliği için cazip orta yollar bulmanız çözümü kolaylaştırır. Örneğin, çocuk için en sevdiği sitelerden oluşan bir çevrimiçi ortam oluşturulabilir. Ailece kullanılan bilgisayar ya da tablette onun için bir hesap açabilirsiniz. Araştırma yaptığı sayfalarda ebeveyn kontrolü sağlayan araçlar kullanabilirsiniz. Evde alacağınız bu önlemlerin yanı sıra öğretmenlerin de özellikle ödev ve ders çalışma konularında yapılan araştırmalarda güvenli internet kullanımı konusunda çocukları bilinçlendirmesi önem taşıyor. Çocukların ad, okul, oturduğu semt gibi bilgileri başkalarıyla paylamaması konusunda bilgi sahibi olması gerekiyor.


10-13 Yaş Dönemi

Bu dönemde genellikle çocuklara ilk telefonları ya da oyun konsolları alınıyor. Telefonunu almadan önce kullanım konusunda kurallar oluşturun. İnternette neleri paylaşabileceği konusunda konuşun. Bu yaştaki çocukların sosyal medya hesaplarının olması sakıncalı. Ancak yine de büyük çoğunluğu bu tür hesaplara sahip. Sosyal medya kullanımında çocuklarınıza yaptıkları tüm yorumların, paylaştıkları fotoğrafların ve videoların “dijital ayak izi” oluşturduğunu anlatın ve hep internette kalacağını özellikle vurgulayın. Online olduklarında karşılarına çıkan bilgiler ve sayfalar hakkında sohbet edin. Özellikle ergenlik belirtilerinin yavaş yavaş görüldüğü bu dönemde çocuklara, gerçek hayatta, yüz yüze yapmayacağı hiçbir şeyi internetteyken de yapamayacaklarını öğretin. Bu yaşlar akran zorbalığının çokça yaşandığı bir dönem. Bu konuda da onları uyarmak, olası olaylar üzerinden örnekler vererek ne yapması gerektiğini anlatmak ve size güvenmesini sağlamak çok önemli. Bu konuda öğretmenlere de büyük görev düşüyor.


13 Yaş Sonrası

Çocuğunuza bu yaşa kadar herhangi bir sınırlama koymadıysanız ya da kurallar bütünü oluşturamadıysanız üzülmeyin. Hiçbir zaman geç değil. İnternet ve bilgisayar konusunda ebeveynlerinden ya da öğretmenlerinden daha çok şey bilseler de çocuklar hala anne babalarının ya da rol modellerinin rehberliğine ihtiyaç duyuyorlar. Bu yaştaki çocuklarla sadece internet ya da dijital dünya değil, sağlık ve dış görünüş gibi konularda sohbet olanağı yaratmak gerekiyor. Çünkü çok çabuk etkilendikleri bu dönemde karşılarına çıkan yanlış bilgiler olumsuz etkilenmelere yol açabiliyor. Başkalarına nasıl davranmaları gerektiği konusunda onlara yol gösterin. Pornografi, zorbalık ya da olumsuz davranışlarla karşılaştıklarında bunu sizinle rahatça paylaşabileceğine dair güven duygusu oluşturun. Bu güven çocukların ergenlik dönemini daha rahat atlatmalarına yardımcı olacak. Tabii anne babaların ve öğretmenlerin de!


Unutmayın, teknoloji çocuklarınızın düşmanı değil sadece onu nasıl kullanacaklarını öğrenmeleri gerekiyor.

0 görüntüleme