Ara
  • Mind Lab Türkiye

Belirsiz Bir Geleceğe Hazırlanmak…

Akademik yaşamın, okulların en önemli amaçlarından biri de iş dünyasına ‘yetkin’ çalışanlar yetiştirmek. Peki her şeyin hızla geliştiği, geleceğin her zamankinden daha belirsiz hale geldiği günümüzde çocuklarımızı böyle bir belirsizliğe nasıl hazırlayacağız? Cevap, oyunlarda!

Gelecek, belki de hiçbir zaman olmadığı kadar “belirsiz”. Bizim içine doğduğumuz dünya ile bugün deneyimlediklerimiz, asırların değil 30-40 yılın ürünü. Üstelik artık bırakın yılları, aylar bile hayatımıza giren teknolojiyi artırıyor, yeni konfor alanları oluşturuyor. Öğretmenler ve anne babalar olarak bizler de çocuklarımızı bu denli belirsiz bir geleceğe olabildiğince hazırlıklı hale getirmeye çalışıyoruz. Peki bu nasıl olacak? Yel değirmenlerine saldıran Don Kişot haline gelmeden, çocuklarımız karşılarına çıkan sorunlara en uygun çözüm yollarını nasıl bulacak? Cevap, yıllarca çocuklarımızdan esirgediğimiz, akademik başarılar uğruna göz ardı ettiğimiz ‘oyun’larda. Elbette okula, akademik hayata ekleyeceğimiz yeni çağın, mantık ve zekâ oyunlarında.

Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2015-2019 Stratejik Planı’nın önemli başlıklarından biri de; Türkiye’nin kalifiye işgücü yetiştirme hedefi doğrultusunda “çocukların hayal güçlerini, yaratıcı ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmek”. Çünkü zekâ oyunları ile ilgilenen çocuklar analitik düşünme ve problem çözme becerileri sayesinde sınavlardan daha yüksek puan kazanıyor. Bu tür sorular üniversite eğitiminin ardından girilen Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitim Giriş Sınavı’nın (ALES) yüzde 16’sını oluşturuyor. Büyük, çok uluslu şirketlerin işe alım süreçlerinde muhakkak mantık oyunları da yer alıyor.

Bu yıl yapılacak liseye giriş sınavının da bilgiyi değerlendirme değil seçme sınavı olacağının belirtilmesi, öğrencilerin akademik bilgilerini birleştirme, dersler arasındaki edinimlerinin geçişken olmasını sağlama becerilerinin de önem kazandığını gösteriyor.


Mantık Oyunları Ne İşe Yarar?

Zekâ ve mantık oyunları çocukların ve yetişkinlerin çeşitli düşünce becerilerinin artmasına yardımcı oluyor. Bu oyunlar strateji geliştirme, mantık yürütme, görsel-uzamsal düşünme, yaratıcılık, dikkat, yoğunlaşma, hafıza ve belek alanlarındaki gelişimin yanı sıra kimi kişilik özelliklerini de geliştiriyor. İleriye görme, buna göre plan yapma, sabır, sebat, kararlılık, yenilgiyi hazmetme ve centilmence rekabet edebilme gibi tutum ve davranışlar ilk başta sıralanabilecek özellikler.

Mantık oyunlarının ders programına entegre edildiği okullarda öğrencilerin, liseye geçiş ya da üniversiteye giriş gibi ulusal sınavlar ile PISA benzeri uluslararası sınavlarda daha başarılı olduğu da ortaya çıkıyor. Çünkü bu tür oyunlar öğrencilerin potansiyellerinin fark edilmesini sağlıyor. Ders başarısı düşük öğrenciler de okula kazandırılıyor, buna bağlı olarak veli memnuniyeti de artıyor.

Oyunlar yoluyla öğrencilerin akıl yürütme ve problem çözme becerisi gelişiyor. Konsantrasyon süresi ve derinliği artıyor. Çocukların okuduğunu anlama ve anladığını uygulama becerileri yükseliyor. Sorunlarla başa çıkma, yenilgi karşısında yılmama ve yeniden başlama davranışları görülüyor.

Zekâ oyunlarının çocuklar üzerindeki etkileri çeşitli araştırmalarla da ortaya konuyor. Bunlardan biri de UC Berkeley Üniversitesi Psikoloji Bölümü tarafından yapılan bir çalışma. Bu çalışmada, haftada iki kez 75’er dakika zekâ oyunu oynayan çocuklarda 13 puanlık IQ artışı sağlandığı gözlemlendi. Araştırma çocukların aynı zamanda sosyal becerilerinin de geliştiğini ortaya koydu.


Peki Mind Lab’in Farkı Nedir?

Çocukların çok sevdiği düşünce oyunlarını kullanarak onların bilişsel, duygusal, sosyal ve etik alanlarındaki gelişimlerini hedefleyen bir eğitim metodu olan Mind Lab yöntemi, üç güçlü aşamadan oluşuyor.

Birinci aşamada, çocuklar müfredatlarında bulunan strateji oyunlarından birini öğreniyor ve sonrasında guruplar halinde oynamaya başlıyor. Öğretmen oyunları dağıtıyor ve çocukların oyun oynama becerilerini geliştirmelerinde yardımcı olacak oyun stratejileri ve düşünce kavramlarını öğretiyor.

İkinci aşamada, öğretmen ve öğrenciler bir düşünce modeliyle oyun oynama ile geçen süreci değerlendiriyor. Öğrenilen bu model, öğrencilerin, oyun oynama sırasında tetiklenen bir problemi tanıyıp baş edebilmek ya da zor karar verebilmek gibi bilişsel süreçlerle ya da hata yaptığını fark etmek gibi duygusal ve sosyal süreçlerle bağlantı kurmalarını sağlıyor.

Üçüncü aşamada, öğretmen ve öğrenciler oyunda geçen kalıpları değerlendirip gerçek yaşamdaki bağlantılarını kurdukları bir tartışma yapıyor. Bu sayede çocuklar oyunda kazandıkları deneyimi yaşamın başka alanlarına da taşımayı öğreniyor.


Mind Lab yöntemi, öğrencilerin tüm hayatları boyunca duygusal ve sosyal ilişkilerinde de kullanabilecekleri güçlü bir temel sağlıyor.

121 görüntüleme